
Vefat eden bir yakının ardından duyulan üzüntüyle birlikte, geride kalanların omuzlarına yüklenen bazı manevi sorumluluklar da vardır. İslam kültüründe, ölen kişinin dünya hayatında eksik bıraktığı ibadetlerin telafisi ve ruhunun huzura ermesi için yapılan uygulamalardan biri de "İskat-ı Salat" ve halk arasında bilinen adıyla "Devir" işlemidir.
Bu yazımızda, Mevlit Evi olarak, ölen kişinin namaz ve oruç borçlarının manevi olarak tazmin edilmesi anlamına gelen bu kavramları, uygulanış biçimlerini ve hesaplama yöntemlerini sizler için derledik.
Kelime anlamı olarak "namazın düşürülmesi, ıskat edilmesi" anlamına gelen İskat-ı Salat; vefat eden bir müminin, sağlığında mazereti nedeniyle veya ihmalkarlıkla kılamadığı namaz borçlarına karşılık, mirasçılarının fakirlere maddi bir bedel (fidye) ödemesidir.
Hanefi mezhebi alimlerine göre, oruç borcu için Kuran-ı Kerim'de belirtilen fidye hükmü, kıyas yoluyla namaz için de uygulanmıştır. Amaç, ölen kişinin üzerindeki kul hakkı dışındaki ibadet borçlarını Allah'ın affına sığınarak hafifletmektir.
İskat, namaz kılmakla mükellef olduğu halde kılamadan vefat edenler için yapılır. Ancak, akıl sağlığı yerinde olmayan veya namaz kılamayacak kadar (ima ile dahi olsa) şuuru kapalı geçen dönemler için fidye verilmesi gerekmez.
İskat-ı salat hesaplamasında ölçü, "Sadaka-i Fıtır" (Fitre) miktarıdır. Her bir vakit namaz için bir fitre miktarı fidye ödenir.
Hesaplama şu şekilde yapılır:
Vefat eden kişinin namaz borcu hesaplandığında, ortaya çıkan toplam fidye miktarı çok yüksek olabilir ve mirasçıların bunu ödemeye maddi gücü yetmeyebilir. İşte bu noktada, Anadolu İslam geleneğinde "Devir" adı verilen bir uygulama devreye girer.
Devir; maddi imkansızlık nedeniyle tam fidyeyi verememe durumunda, eldeki mevcut paranın veya malın, fakir ile hediyeleşme (hibe) yoluyla el değiştirilerek toplam borç miktarına ulaşılıncaya kadar devredilmesidir.
Önemli Not: İskat ve devir işlemleri, namazın kesin olarak affedileceği garantisini taşımaz. Bu, geride kalanların bir ümit ile Allah'ın rahmetine sığınması ve bir sadaka vermesidir. Aslolan, kişinin sağlığında ibadetlerini yerine getirmesidir.
İskat ve devir işlemleri fıkhi ve teknik birer çözüm olsa da, vefat eden yakınlarımız için yapabileceğimiz en büyük iyilik, onların amel defterine sevap yazdıracak sadaka-i cariyeler bırakmaktır.
Ölen kişinin ruhuna bağışlanmak üzere okutulacak Yasin-i Şerifler, dağıtılacak mevlüt hediyelikleri veya ihtiyaç sahiplerine yapılacak yardımlar, kabirdeki yakınınızı ferahlatacak en kıymetli hediyelerdir.
Cenaze, taziye ve anma günlerinizde; misafirlerinize ve ihtiyaç sahiplerine dağıtabileceğiniz isme özel Yasin kitapları, tesbihler ve mevlit setleri için Mevlit Evi koleksiyonlarını inceleyebilirsiniz.
Rabbim, vefat eden tüm geçmişlerimizin taksiratını affetsin, mekanlarını cennet eylesin.
